Antibiyotik öldürür

Türkiye ilaç kurumu kalp elektrosu denilen EKG de QT uzamasına neden olan ilaçların listesini yayımladı. Listede yok yok. Özellikle antibiyoterapinin çok fazla kullanıldığı ve mikrobiyal rezistansın yüksek olduğu ülkemizde bu liste akılcı ilaç kullanımı için bir fırsat olur diye beklemiştim. Ne yazık ki beklenen dağ fare doğurmuştur. İşte bu yüzden iş başa düştü deyip kamuoyunu bilgilendirme gereği duyma ihtiyacı hasıl olmuştur.

Ne yazık ki ülkemiz ilaca reçetesiz ulaşılabilen dünyadaki üç ülkeden biridir. Reçetesiz alınan ilacın, kullanıldıktan sonra reçelendirme zorunluluğunun mahalle baskısıyla hekimlerine dayatıldığı tek ülkedir. Hal böyle olunca hekimler; ilaç kartellerinin ve eczanelerin sekretaryası durumuna düşürülmeye çalışılmaktadır. Öyle ki ilaç tanıtım çalışmalarını yürüten firmalar ağırlıklarını eczaneler üzerine kaydırmışlardır. Hastanın ilaca erişim kolaylığı adı altındaki yeni yetme ucube bir yaklaşımla; ilaç mümessili eczane ilişkisi siyasi otorite tarafından ısrarla görmezden gelinmektedir. İşte bu “popülist” yaklaşım neticesinde “Hekim Sorumluluğu Bilinci’nin” ne demek olduğundan habersiz yığınlar doktorculuk oynamaya soyunmuşlardır.

İlaç yan etkileri; öteden beri var olagelen ve sıkça tekrarlayan bir olgu olmasına rağmen ne yazık ki düşsel algılarımızda nemelazımcılığa alıştırılmış toplum tarafından normalleştirilmiştir. İlaca yaklaşımdaki bu fütursuzca uygulamalar neticesinde; ne ilaç yan etki bilgileri kayıt altına alınmış ne de kombine ilaç uygulamalarının olduğu hastalarda ayrıntılı irdeleme çalışmaları yürütülebilmiştir. Söylentilerden öteye geçemeyen hayli kabarık sayıda hurafe; halkın bilişsel havsalasının kıvrımlarına doldurulmuş, kanıta dayalı tıp olgusunun varlığına rağmen bilimsel hiyerarşi baskı altına alınmaya çalışılmıştır. Herkesin doktor olduğu bir toplumda başka bir çıktının elde edilmesi de zaten olabilirlilikten çok uzaktır.

Gelelim QT meselesine! EKG’de QT uzaması; genetik bozukluk, elektrolit dengesizliği ve sebebi bilinemeyen durumlarda görülebildiği gibi bazı ilaçların yan etkileri olarak da ortaya çıkmaktadır. Senkop yani bayılmaya neden olabilen QT uzaması; ani kardiyak ölümlere de yol açmaktadır. QT uzaması uzun vadede kalbin kan pompalama kapasitesini bozmakta ve kalp yetmezliğine de zemin hazırlamaktadır.

Genetik ve sebebi bilinemeyen durumlara bağlı QT uzaması çok sık görülmemekle beraber, elektrolit bozukluklarına ve ilaç kullanımına bağlı QT uzaması hiç de nadir bir durum değildir.

Hiçbir doktora danışılmadan kolayca temin edilebilen antibiyotik gruplarının neredeyse yarısı ( Eritromisin, klaritromisin, klindamisin, trimetoprim-sülfametoksazol, kinolon gruplarının hemen hepsi, flukonazol, ketokonazol ), son zamanlarda yaygın olarak uyku bozukluklarında kullanılmaya başlanan antipisikotik ilaçların neredeyse tamamı ( Klorpromazin, haloperidol, droperidol, pimozid, tioridazin, sertindo, risperidon, ziprasidon, ketiapin ) ve yetişkin ile ileri yaş gruplarında % 60’lara varan bir oranda adeta peynir ekmek gibi kullanılmaya devam edilen antidepresan ilaçların çoğunluğu ( Desimipramin, nortriptilin, amitriptilin, doksepin, fluoksetin, pimozid, imipramin, sertralin ) QT uzamasına neden olmaktadır.

Bu ilaçların QT üzerine olan etkileri; ara sıra görülen yan etkilerden değildir. Söz konusu ilaçlar hemen hemen her hastanın EKG’sinde bir miktarda olsa QT uzaması yapmaktadır.

Daha da vahim olanı ise, söz konusu ilaçların bir çok hastada; polifarmasi yani çoklu ilaç kullanımı şeklinde “akılcı ilaç kullanımı” desturu ile alay edercesine uygulanmasıdır.

İşte bu yüzden artık her hasta “kafa kâğıdı” taşır gibi cebinde bir de EKG taşımalı. Eczacılar dahil önüne gelen de doktorculuk oynamaktan vazgeçmelidir.

Aksi halde, “antibiyotik de öldürür!”

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir